Matematik Kaygısı: Matematikten Korkan Öğrenciye 7 Öneri

Matematik dersi başlarken midesi düğümlenen, tahtaya kalkınca aklındakini unutan ya da sınavda evde rahatça çözdüğü soruları yapamayan bir öğrenci tanıyor musunuz? Belki de bu öğrenci sizsiniz. Bu durumun bir adı var: matematik kaygısı. İyi haber şu ki matematik kaygısı bir yetenek eksikliği değildir ve doğru adımlarla azaltılabilir.

Matematik Kaygısı Nedir?

Matematik kaygısı, sayılarla uğraşırken ya da matematik sınavına girerken ortaya çıkan gerginlik ve endişe hâlidir. Araştırmacılar bu kaygının, problemi çözerken kullandığımız çalışma belleğini meşgul ettiğini söyler. Yani kaygılı bir öğrencinin zihni bir yandan soruyla, bir yandan da “Ya yapamazsam?” düşüncesiyle uğraşır. Sonuç: Bilinen konular bile sınav anında hatırlanamaz.

Kısacası “Ben matematikten anlamıyorum” diyen öğrencilerin çoğu aslında anlamıyor değil; kaygı, bildiklerini göstermesine engel oluyor.

Matematik Kaygısının İşaretleri

  • Matematik ödevini sürekli son ana bırakmak ya da hiç başlamamak
  • Sınavdan önce karın ağrısı, terleme, kalp çarpıntısı
  • Evde yapılan soruları sınavda yapamamak
  • “Ben zaten matematikçi değilim”, “Bizim ailede kimse matematikten anlamaz” gibi cümleler
  • Takıldığı ilk soruda tüm sınavdan vazgeçmek

Öğrencilere 7 Öneri

1. Kaygını adlandır

“Şu an gerginim ve bu normal” demek, kaygıyı küçültmenin ilk adımıdır. Sınavdan önce endişelerini birkaç cümleyle bir kâğıda yazmak da zihnini rahatlatır.

2. Nefesini kullan

Sınav kâğıdı önüne geldiğinde 4 saniye burnundan nefes al, 4 saniye tut, 6 saniye ağzından ver. Bunu üç kez tekrarlamak, bedenini sakinleştirir ve düşünmeye yer açar.

3. Kolay sorularla başla

Sınava ilk sorudan başlamak zorunda değilsin. Önce emin olduğun soruları çöz; her doğru cevap özgüvenini artırır. Takıldığın soruyu işaretle, sonra geri dön.

4. Az ama her gün çalış

Sınavdan önceki gece beş saat çalışmak yerine her gün 20-30 dakika çalışmak hem daha kalıcıdır hem de kaygıyı azaltır. Bilinmeyen konu sayısı azaldıkça endişe de azalır.

5. Hatayı düşman değil, öğretmen olarak gör

Yanlış yaptığın soruları bir deftere yaz ve bir hafta sonra yeniden çöz. Her hata, bir sonraki sınavda kaybetmeyeceğin bir puan demektir.

6. “Henüz” kelimesini kullan

“Kesirleri anlamıyorum” yerine “Kesirleri henüz anlamadım” de. Bu küçük kelime, öğrenmenin devam eden bir süreç olduğunu sana hatırlatır.

7. Yardım istemekten çekinme

Anlamadığın bir konuyu öğretmenine, bir arkadaşına ya da ailene sormak zayıflık değil, akıllıca bir stratejidir. En başarılı matematikçiler bile birlikte çalışır.

Velilere Küçük Notlar

  • “Ben de matematikte kötüydüm” demekten kaçının. İyi niyetli bu cümle, çocuğa matematiğin “bazılarına göre” olduğu mesajını verebilir.
  • Notu değil, çabayı övün. “Bu soruda pes etmedin, harika!” demek, “Aferin, 100 almışsın” demekten daha kalıcı bir motivasyon sağlar.
  • Matematiği günlük hayata taşıyın. Market alışverişinde indirim hesaplamak, yemek tarifini iki kişilikten dört kişiliğe çevirmek matematiği daha az korkutucu yapar.
  • Kaygı çok yoğunsa destek alın. Kaygı uyku, iştah veya okula gitme isteğini etkiliyorsa okul rehber öğretmeniyle görüşmek iyi bir başlangıçtır.

Son Söz

Matematik, hızlı olanların değil, sabırlı olanların dersidir. Fields Madalyası kazanan ilk kadın matematikçi Meryem Mirzakhani bile ortaokulun ilk yılında matematikte zorlanmış ve kendine güvenini kaybetmişti. Kaygını tanır, küçük adımlarla ilerlersen matematiğin aslında keşfedilecek bir dünya olduğunu sen de göreceksin.

Bunları da Okuyabilirsiniz

Yorum bırakın

Yukarı Çık

ROTA MATEMATİK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin